Preloader gif
Tahammül sınırlarımı zorluyordu. Hali tavrı beliriyordu gözümde, yahu bir insanın gülüşü bile itici olur mu? İtici geliyordu işte. Tam işten çıkmış evin yolunu arşınlamışken, huysuz bir kulak çınlaması peyda olmuştu ve huzursuz olmama s ...
Yılı net hatırlamıyorum ama ilkokuldaydım. Bir popüler bilim-kültür dergisine merak salmıştım. Babam mahallenin bakkalına sıkı sıkıya tembihlemişti bir tane ayırsın kenara diye. Her cuma bilirdim ki babam iş sonrası önce bakkala uğrayacak ve dergiyi alıp gelec ...
Nefes almadan ardıma dahi bakmadan koşuyorum. Kim olduklarını bilmediğim birileri tarafından kovalanıyorum.(!) Sınırlarımızın sandığımızdan daha geniş olduğunu hep zorlu anlarda fark ediyoruz. Bu denli hızlı koşabildiğimi bilmiyordum doğrusu. Yanımda birileri daha var, beniml ...
-17-18? -Ankara.  Alınan cevap sonrası önündeki kağıda bir şeyler karaladı muavin. Sonra başını sağa çevirdi.  -19-20? -Ankara. Önce kağıda işledi sonra bir adım attı öne doğru. Yanım boştu, yüzüme bakmadan koltuk numara ...
Adı Mehtap’tı. Şiirlere, romanlara konu olan o güzel kadınlar gibiydi. O duru güzelliği ve asil duruşuyla bakanı bir daha baktırıyordu. Yaydığı aura bu dünyaya ait olmadığı hissini veriyordu. Yoldan geçerken görseniz fark etmemenize imkan olmazdı. &Cc ...
Dalgalarda kaldı aklım. Bir dalga hoyratça kabarıp suyu nasıl da devinime sokuyor. Adeta büyük bir yıkım yaratıyor. Geride kendinden küçük küçük izler bırakıyor. Köpüren sular giderek dağılıyor. Durur mu zaman, asla! Bir başka ...
Geçenlerde sosyal medyada güzel bir hikayeye denk geldim. Kısa, öz fakat o kadar derindi ki… Bazı hikayeler vardır size hayatın özünü hatırlatır ve derin düşüncelere sürükler. Tam da öyleydi. Ayrıntılara girmeden olabildiği ...
“Anne!” Duysaydı birileri sesimi, dağlardı yüksek ihtimal ciğerini. Bir de gören olsaydı beni, bir kelimeyle nasıl dağıldığıma şahit olurdu. Bir dört duvar bir de ben vardık odada. Dört duvara da ayrı ayrı çarptı haykırışım. İncecik ...
Yıllar yıllar öncesiydi, 5-6 yaşlarında bir çocukken unutulmaz bir bayram anım olmuştu. Ve belki inanmazsınız ama o zamanlar bile farkındaydım, daha güzel bir bayramım olmayacaktı.  Her bayram sabahı gibi o gün erkenden kalkılmıştı. Mevsimlerden yaz ve ...
Elinde gazete ve ekmekle kapıya yaklaşırken bir yandan ceplerini yokluyordu. Bulmuştu sonunda anahtarı. Çıt çıksın dahi istemiyordu, yavaş hareket ederek kapının kilidine anahtarı yerleştirdi ve çevirdi. Hay aksi, yılların yorgunluğu çökmüşt&uum ...
“Karanfil kokuyor cigaram cigaram, Dağlarına bahar gelmiş memleketimin…” Gözlerim kapalı halde radyodan yükselen sese dalıp gitti aklım. Dışarı çıkmayı da burada oturmayı da düşünmemiştim, yataktan kalktığım halimle işte bu kahval ...
Gözlerimi açtığımda bir otogara doğru giriyordu otobüs. Hayır, bu ineceğim yer değildi. Eskişehir garıyla daha önce yollarımız birkaç kez kesişmişti. En son güzel hatıralarla ayrılmadık birbirimizden. Bir de hep çok soğuktu. Orta kapının he ...
“Anladım ki, söylenmesi gerekeni hep o söyledi. Ben sadece düşündüm. Zihnimde tartıştım insanlarla. Ne yaşadıysam kabuğumun altında yaşadım. Uykusuz gecelerde kavga provaları yaptım; işten çıkaran patronla, yağmurlu havada ıslatıp geçen ...
  “İnsan kendi hayatını bile ancak iyi bir hikayede okuyunca anlayabilir.” Yekta Kopan'ın kaleme aldığı Bir de Baktım Yoksun adlı kitaptan bir alıntı... Arka kapağında yazan "Buzdan bir kütle, mumyadan bir heykel gibi izledim kaderimi. Babam yanımda ...
Üzgünüm… Tüm anlatacaklarım için üzgünüm. Ülkece en son ne zaman mutlu olduk biz? Ne zaman aynı sevinci kucakladık? Ne zaman aynı duygu sebebiyle gurur doldu bünyelerimiz? Ne zaman ayırmadan, bölmeden kucakladık birbirimizi sırf ...
Bu yaşına gelene kadar çok tecrübe kazanmıştı. Binbir zorlukla mücadele etmiş, onarılmaz yaralar almış; ama ayakta kalmayı bilmişti. Fakat, muzaffer bir komutanın dahi kendi ile yüzleşmesi ve bu yüzleşmeden hem galip, hem mağlup çıkması şarttı, ya ...
Tam da sayfanın adına yakışır durumumu kaleme alıyorum şu an… "Kaos!” 5 yıldızlı otelin ultra lüks odalarından bir tanesindeyim şimdi. Geçtiğimiz aylarda 7. yılına girdiğim şirketimin eğitiminde. Evet, tam 7×365 gündür aynı işi yap ...
“Yazıyor musun bu ara bir şeyler?" diye sordu birlikte vakit geçirmekten çok keyif aldığım bir arkadaşım. "Hayır." dedim zamanım yok! "Peki, ne okuyorsun?" diye sorduğunda ise, "Hiçbir şey, çünkü çok ...
“Bana bu şekilde davranamazsın!” diyordu kadın parmağını sallaya sallaya. Öyle hiddetliydi ki ayna karşısında kendisini değil, az once sinirlerini alt üst eden kişiyi görür gibiydi. Sonra yavaş yavaş kendini fark etti, biraz afalladı. Bu kez kendini g&ou ...
Yalnızlığın en korkunç halinden bahsedeyim size… Baştan anlaşalım. Yalın konuşacağım, size yol göstermek niyetinde değilim. Açmak istiyorum kendimi hep yaptığım gibi… Dün kafam biraz bozuktu, nedenine nasılına girip daraltmayacağım sizi. Bi ...
“Kelimeler albayım bazı anlamlara gelmiyor…” böyle yazıyor o sosyal medya fenomeni haline gelen kitabın satırlarında değil mi? Az önce kurduğum cümleleri hatırlamaya çalışıyorum, ancak beynim hoyratça davranıp bana mısın demiyor. Oysa da ...
Bir gün sokakta amaçsızca yürüyen birilerini görürseniz, yanlarına yaklaşın. Muhtemel görünür yerlerinde asılı bir telefon numarası, bir isim belki bir adres gözünüze çarpacaktır. Alzheimer hastasıdır gördüğ&uu ...
Bir elvedaya kaç acı sığdırabilirsiniz? Hiç sizin olmamış bir adamı kaybettiğiniz zaman ne kadar gözyaşı dökebilirsiniz? Bir çift göze neleri feda edersiniz? İhtimallerin içinde kaybolmuş bir hayatta kimi, neyi seçersiniz? Kendinizi mi y ...
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu, üstünde yeşil bir mont vardı. Bir bankta yan yana oturuyorduk. Saçlarım, hayatım boyunca hiç olmadığı kadar uzundu. Yağmur yağdıkça rüyanın tek dekoru kocaman bir ıslaklık olmaya başlamıştı.  Or ...
Hava buz gibi, otobüs hınca hınç doluydu. Oturduğum koltuktan dışarıya bakmak istedim ama cam buharlanmış dışarı gözükmez olmuştu. Yansıyan aksime bakarken, aklıma yine pencereden dışarıya baktığım bir gün geldi; Buharlı camda, uçağın ufak ca ...
Bir şarkı dönmeye başladı listede… Bilirsiniz, şarkılar melodi yüklü zaman makinalarıdır adeta, kulağınıza ulaşır ulaşmaz geçmişte bir anda bulursunuz kendinizi. Ben de başka bir anda buluverdim kendimi… Şarkıyı ilk duyduğumda severek, ü ...
Yeni yıla girdik, herkes nasıl da mutlu, nasıl da düşmüyor ağızdan iyi dilekler… Benim derdim mutlulukla değil, iyi dileklerle hiç değil; her şeyin lafta kalmasında! Mutlu yıl mesajıyla, bunu sadece yazmakla yeni yıl iyi geçmiyor; herkes mutlu da olmuyor ...
Biz Pazar sabahıydı, inatla yataktan çıkmıyor, uyuyup tekrar uyanıyordum. Daldığım sırada telefon çalmaya başladı, saat 11’di. “Hadi yeter artık uykunu aldın!” diyen biyolojik saatime kızdım, açmadım telefonu. Oyalandım biraz daha, Pazar gü ...
“Yapamam, yapamam, yapamam işte!” Yüreksiz bir et yığını olarak dolaşırken sokaklarda, zihnimde bir tek bu cümle dönüp duruyordu. Pata küte atarken adımlarımı, karşıma bir yol ayrımı çıktı. Düşünmeden hangisi daha kasvetli ...
“Ve sonsuza kadar mutlu yaşamışlar…” diye biter prenses masalları. Orada bitmek zorundadır, sonrası kimseye anlatılamaz çünkü. Özellikle de prenses olmayı kafaya koymuş kız çocuklarına. O minik kız çocuklarına; masalın devamında o ...
Aynı sahile indim bugün yine, özellikle seninle oturup sohbet ettiğimiz banka oturdum. Her şey oradaydı; seyrettiğim deniz, üstümü kaplayan gökyüzü… Ama sen yoktun! Ayağım takılsa tutacak sen, “üşüdüm” desem ceketin ...
Penceremden güneş masama vuruyor… Kasım ayındayız ya, kalemime düşen güneşin sürprizi mutlu ediyor beni. Nerede okuduğumu hatırlamıyorum; güneşli günlerin psikoloji üzerinde olumlu bir etkisi varmış. Ama güneşe de bel bağlayamam ki! Yarın ...
Eski bir fotoğrafa bakarken, gülümseyen bir yüze küstüğünüz oldu mu hiç? Benim oldu… Aynaya yansıyan mutsuz aksime baktıktan sonra gözüme çarpan mutlu fotoğrafımla kavga ettim bugün… Bazı duyguları elimizle koymu ...
Yağmurlu bir sabaha uyandık bugün. Sonbaharın tüm güzelliği üzerinde yine. Gökyüzündeki gri renk bu şehre çok yakışıyor. Belki de ben sevdiğimden öyle geliyor bana. Hep sevdim. Yağmuru da, soğuğu da, baharları da. İtiraf edeyim en ç ...
Günün yorgunluğunu sırt çantama yüklemiş eve doğru yürüyordum. Kulaklığımdan sevdiğim melodiler akıyordu içime. Çantanın ağırlığını bile unutup zıplamaya başlayacaktım nerdeyse. Sevdiğim çiçekçinin önünd ...
Önümdeki ayak izlerinin üzerine basarak ilerledim karda. Yüzüme her değdiğinde canımı yakan kar tanelerine direnerek kaldırdım başımı. Bembeyaz… Bembeyaz bir tipi… Ne kadar yürümüştük, daha ne kadar yürüyecektik hiç ...
Elindeki eldivenleri düzelterek yürümeye devam etti adam. Yağan kar, rüzgârın da etkisiyle yüzünde değdiği her yeri deli gibi yakıyordu. Yüzünü şapkasının siperine saklamak için başını biraz daha gömdü kalın paltosunun i ...
Tanrım Dizlerin Nerede? “Yerini sevdi…” Bahçesine diktiği erik ağacını gösterirken böyle demişti ablam, yerini sevdi… Yağmurlu havalarda kendisini hatırlatan eski bir kırık gibi sızladı içim. İstemsizce yokladım göğsü ...
         Küçük bir gülümsemeyle başladı her şey. Gerçi tam olarak gülümsedi mi pek emin değilim. O kadar güzel görünüyordu ki o güneşin altında. Rüzgârdan dağılan saçlarını d&uum ...
Arabanın yarıya kadar açık camından kolunu dışarı uzattı. Bir süre öylece rüzgârlı avuçladı. İçeri dolan esintinin dağıttığı saçlarını düzeltti sol eliyle. Dünyaya ilk kez gelmiş gibi baktı etrafına. Yüzyıllardır ...
Açma Turgut, o konuyu hiç açma! İki insan bir araya geldik mi, dünya kötü bir yer diye diye kendimizi kandırıyor olmaktan vazgeçmenin zamanı şimdi. Dünya kötü falan değil, insanlar kötü, insanlar sevgisiz, insanlar ağı ...
“Vazgeçmek aslında zayıflığın değil, gücün göstergesidir ve bazen doğru olanı yapmak için gerçekten ‘vazgeçebilmek’ gerekir…” “Asla vazgeçme evlat“ dedi. ”Vazgeçenler asla kazanamazla ...
Odanın kapısından baktım önce sessiz olmaya çalışarak. Uyuyorsa uyandırmak istemiyordum. Yatağında uzanmıştı. Saçlarını yeni kestirmişler. Yüzü toparlanmış. İyi olmuş. Oyuncaklarını kucağına doldurmuş. Eline aldı bir tanesini, sevgiyle okşay ...
Bir dönem hayatımdaki tek problem o meşhur havuzun kaç saatte dolacağını hesaplayabilmekti. Doğru cevabı bulduğumda hayatta çözemeyeceğim hiçbir problemin olmayacağını düşünürdüm. Sonra büyüdüm. On beş santim daha ...
Ayakları çamura bata çıka yürüyordu okul yolunda. Sırtında eski bir çanta, ayaklarında kara lastikler. Bahtı kadar kara değildiler… İstiyordu okumayı, ama çok da iyi öğrenemiyordu evde sekiz kardeşi ve bir de analığıyla yaşamakta ...
Şehirleşmeyle birlikte bizlerden yitip giden şeylerden biri de samimiyet oldu. Her birimiz maskelerle dolaşıyoruz yüzümüzde, başka başkayız. Ailemize başka, iş arkadaşımıza başka, hayat arkadaşımıza başka… Yok öyle gülümseyerek dolaşmak s ...
Kaldır başını gözüne bak, Van Gogh sarısı bir güneş doğmuş, her bir kirpiğine değiyor ışığı. Küçük adımlarla yürüyorsun patika bir yolda ve birazdan vadinin ardından ilk defa görünecek deniz. Bir ara burnuna fırından yeni ...
Önce o uyandı, sonra güneş doğdu. Güneşi o doğururdu. Çocukluğundan beri merak ederdi, güneş battığında kuşların nereye sığındığını. Doğada bir şekilde var olan her şeyin bir sığınağa ihtiyacı olduğunu düşünürdü. Haksız ...
“İçimde çiçek aça aça büyüyen hayaller, içimi söküp ata ata kuruyup gittiler…” Bu cümlenin ağırlığı altında ezildi kaldı. Biliyordu, ona verebileceği en büyük zararı vermiş; güzel bi ...
Aklım sanki bir başkasının aklı gibiydi… Sanki tanımadığım biriyle aynı masayı paylaşıyor, o kahvesini yudumlarken ben onu tanımaya çalışıyordum. Bu arada kahvemden çıkan dumanlar giderek azalıyor, soğuk ve lezzetsiz bir hal alıyordu. Öylesine ...
Bazen yutkunmak konuşmaktan çok daha sesli bir eylemdir. İzahı olmayan şeyler vardır, ne konuşarak de ne susarak anlatılır. Onların boşluğunu, yutkunmak kapatır. Babamın o bisikleti almayacağını söylediği gün keşfetmiştim bunu. Ne karşı gelebilmişti ...
Kuş Kadınlar Bazı sabahlar “yerini bulamama” azabıyla uyanırım. Yerini sevmeyen çiçeklerin solup da soluna düşen boynu gibi, düşer yüzüm. Siz de en az benim kadar bilirsiniz bu hissi. Bilmiyorsanız üzgünüm, bundan sonra yazd ...
Ne zaman coşkun akan bir nehir görsem, kalbimin derinliklerinde aynı şeyi yapma isteği peydah olur. Tıpkı onun gibi, yoluma çıkan hiçbir şeyin beni engellemesine izin vermeden gitmek isterim. Gitmek… Kendime bir yol bulup yürümek. Aslında yür&u ...
‘Adalet’ sık olmamakla birlikte, zaman zaman rastlanan kadın isimlerinden biri. Sarayı da var, bakanlığı da… Kerli ferli durumda yani… Bazen çocukluktan kalma bir şarkıyı hatırlatır bize. “Orada bir köy var uzak da, gitmesek de, görme ...
“Hayallerinin neresindesin?” Hayatım boyunca duyabileceğim en ağır sorulardan biriydi, çünkü cevabını bilmiyordum. Yıllarca biriktirdiğim hayaller, koşuşturmacalarım içerisinde kaybolup gitmişlerdi. Kendi hayallerimi değil de çevremdek ...
Yankılandı durdu yaşlı adamın sesi kulağımda. Arkada kalmasını isterken benimle geldiğini fark edince, döndüm geri. Aldım 30 tane yara bandını. Hiç yara izim yoktu belki, ama yaram çoktu. Babamın tutuşturduğu bir yangının içinde kalmıştım ö ...
“İnsana özgü bir yeteneksizliktir, yaşayamamak… Yoksa hangi balık boğmuş kendini, hangi serçe atlamış çatıdan?” Bütün planlarımı erteledim bugün, çıkardım üniformamı. Hayat akıp gidiyorken, yakalamak lazım bir ...
Keten bir gömleğin nemli, efil efil ılıklığını sunsun isterken hayat, her geçen gün biraz daha uzaklaşıyoruz arzularımızdan. Çok da fazla beklentimiz olmamasına rağmen kucağımızda hayal kırıklıklarıyla ilerliyoruz.  Bütün romanlar kaybediyo ...
Bir anne tanıyorum ben; inanın sorsanız bilmem adını sanını. Ne yer, ne içer, nerede yaşar bilmem. Ama tanıyorum ben onu, kucağında taşıdığı evladının fotoğrafından. Kucağında evladını taşıyan bir annenin yükü mü daha ağırdır, kucağında e ...
“Leylek neden benim kuşum, gelir yazın, gider kışın?” Böyle derdi babaannem, köyden her ayrılışımızda… Arabanın arka camından bakar, köy uzakta kalıncaya değin el sallardım ona. Benim için köy mükemmel bir okuldu. Üstelik h ...
2