Preloader gif

Zamanım Yok...

Genel 10.12.2018
Zamanım Yok...

“Yazıyor musun bu ara bir şeyler?" diye sordu birlikte vakit geçirmekten çok keyif aldığım bir arkadaşım.

"Hayır." dedim zamanım yok!

"Peki, ne okuyorsun?" diye sorduğunda ise,

"Hiçbir şey, çünkü çok yoğunum. Kendime arta kalan zamanımda yorgunluktan konsantre olamıyorum okumaya." dedim ve hemen arkasından bir utanç kapladı içimi.

Tam da o an bedenimden benimle aynı silüette iki çatık kaşlı kadın ayrıldı ve geçti karşıma. Biri doktor diğeri hakim! Hakim olan kabadayı bir tavırla iki elini yanlara doğru açarak,

"Okumuyorsun, yazmıyorsun da peki ne yaparsın sen?" diye azarladı beni.

Vakur bir tavırla, "Çalışıyorum, zor bir işim var ve hayatımı idame ettirmek için çok çalışıyorum." dedim. Arkasından şikayet etmeye başladım. "Zaten bir sürü problemim var benim, hepsinin üstesinden ayrı ayrı gelmeye çalışıyorum." diye problemlerimi maddeler halinde sıralamaya başlayacaktım ki, "Sus artık!" diyen bir sesle irkildi omuzlarım. Ve çatık kaşlı tavrı yüzünde alaycı bir hal almaya başladı.

“Kimsin sen?" dedi yüksek sesle.

"Einstein'ın asistanı? Pisagor'un ortağı? Macellan'ın yol arkadaşı? Beethoven'ın ilham kaynağı? Aaa yok yok bildim! Alexander Graham Bell'in optik telekomünikasyon düzeneğisin sen!" dedi ve hızını kesmeden devam etti. "Okumaya, yazmaya, insani hiçbir şey yapmaya zamanın yok. Nefes de alma sen, ziyan çünkü!" 

Tam, bastığım yer yarılsa da beni bir süreliğine içine alsa ve bırakmasa diye düşünürken, çatık kaşlı doktor aldı bu sefer eline sazı. İşaret parmağı yanağında, baş parmağı çenesinin altında koyup, kobay bir fareye bakar gibi biraz da tiksinir bir ifade ile bana baktı ve nispeten hakimden biraz daha iyi niyetle, 

"Hastalık…" dedi. "Çağımızın kronik hastalığı, teşhisi çok basit! Tembelliğin günümüzdeki adının tam karşılığı: ZAMANIM YOK!" 

Yer de yarılmadı. Ayakkabılarımı onlara hediye ederek, kapkaç çetesi mensupları gibi arkama bile bakmadan kaçasım vardı. Haksızdım, haklılardı ve çok utanmıştım. İyileşmeliydim, sıyrılmalı ve tembelliğimden arınmalıydım. O an yazmaya yeniden başladım. Naçizane tavsiyem, sizler de içinizde sizi sorgulayan bir hakim, bir de teşhis koyabilen bir doktor barındırın. En önemlisi de “sizi uykudan uyandırıp gerçek dünya ile tanıştıran dostlarınızı" sakın ama sakın bırakmayın...

Sosyal Medyada Paylaş:
Twitter'da paylaş Facebook'ta paylaş Google+'ta paylaş Buffer'da paylaş Pinterest'te paylaş

“Zamanım Yok...” için bir yorum bırak

Email adresiniz paylaşılmamaktadır. Tüm alanların doldurulması zorunludur * *

YORUM YAZIN:

2